Yabancı dil öğretiminde sözcük dağarcığının geliştirilmesi, kurallı yazma ve konuşmanın verilmesi, o dili düzgün ve anlaşılır bir şekilde kullanabilmenin sağlanması çok önemlidir. Dersler bu amaca yönelik olarak hazırlanmış, kurs sonunda öğrencinin dört temel beceriyi kazanması hedeflenmiştir.
Dersler öğrencinin çalışma süreleri ve konsantrasyonları dikkate alınarak üniteler şeklinde verilmiş, her ünitede yeni bir konu öğretilmiştir. 3 ciltten oluşan ve yaklaşık 1000 sayfayı bulan ana ders kitapları 70 dersi kapsamaktadır.
ARAPÇA ÖĞRETİM ŞEKLİ
1. Öğretimin başında öğrenci, Arapça tüm sesleri dinleme-tekrar etme veya sembolleri görüp-okuma teknikleriyle kusursuz, tam ve doğru telaffuz etme becerisini kazanmalıdır.
2. Harflerin telaffuz sesleri ile geometrik yazılış sembolleri arasındaki ilişki, sesten sembole veya sembolden sese geçiş teknikleriyle öğretilmelidir. Bu beceri geliştiğinde duyulan sesler hızlı ve doğru anlaşılır, söylenmek istenilen sözlü bir ifade doğru seslendirilir, yazılı bir metin düzgün okunur ve iyi bir yazı becerisi gelişir.
3. Türk öğrencilerin yabancısı olduğu sağdan sola yazmaya, önce Arapça ayrık ve yazımı kolay harflerin açık ve doğru yazımıyla başlanmalı, sonra uygun ölçeklerdeki kısa kelimelerden uzun kelimelere geçilmeli ve daha sonra aşamalı olarak basit ve karmaşık cümlelere geçilmelidir.
4. Arapça kelimenin başında, ortasında ve sonunda ayrı veya bitişik olarak yazılabilen harflerin önce ayrı yazılanları, sonra başta ve sonda ayrı yazılanları, en sonunda başta ve sonda ayrı, ortada bitişik yazılan harflerin sırası takip edilmelidir. Harflerin yazımında el hareketlerinin takip ettiği yön ve aldığı biçim tekniğine uygun, açık ve düzgün bir biçimde öğretilmelidir.
5. Arapça harflerin gövde, nokta ve hareke olarak üç ana parçadan oluştuğu ve bunların birinin yazıda ihmal edilmesinin yanlış imlâya sebep olacağı öğretilmelidir. İlk aşamalarda hareke öğretiminin harf öğretimiyle birlikte yapılması daha verimli olmaktadır.
6. Harflere konan noktalar sesi ve dolaysıyla anlamı değiştirdiğinden doğru öğretimi önemsenmelidir. Harflerin doğru ve makul bir hızla yazılması, okuma becerisinin gelişimine katkı sağlar, bu sebeple öğretimdeki yeri önemlidir
Bizim hedefimiz Arapçayı kalıplarla öğretmek. Örneğin şimdiki zaman nasıl konuşulduğu, gelecek zamanın nasıl konuşulduğunu yada bir şart cümlesi nasıl kurulur, geleceğin şartı, dilek, istek, gereklilik ve sonra da bunu Türkçe ile karşılaştırmak ve edatların ne manaya geldikleri ve nerede kullanıldıklarını öğretmektir. Önceliğimiz Arapça dilinin mantığını çözmek ve cümle sıralamasını öğretmek sonra üstümüze düşen öğrenciye fiil ve isim ezberletmek ve ona cümle kurdurarak kalıpları tatbik etmek ve konuşturmak. Örneği:
A-Süreklilik zamanları:
|
ما زال ، لا يَزالُ+ yada isim muzari fiil |
Olumlu şekli |
|
ما زال لا يفعلُ |
Olumsuz şekli |
1-Hala yolda mısın?
هل ما زلتَ في الطّريق؟
2-Hala hava sıcak.
لا يزالُ الهواءُ حاراً
3-Beni hala anlamıyorsun.
ما زلت لا تَفْهَمُني
4-Çay hala sıcak içiyor musun?
ما زال الشّاي حاراً هل تشربُ؟
B-Muhtemel gelecek zaman nasıl konuşulur.
Gelince muhtemel gelecek zamanı anlatır: قد Başına
Aynı anlam ربّماönekiyle ağlanır.
|
قد يَفعلُ رُبَّما يَفْعلُ |
قَد لا يَفْعلُ رُبَّما لا يَفْعَلُ |
|
olumlu |
olumsuz |
1-Seninle yarın sinemaya gelebilirim.
قد أجيءُ مَعَك إلى سينما غداً.
2-Eve erken dönebilirim.
رُبَّما أرجعُ إلى البيت مُبكراً.
3-Bugün sana uğrayabilirim.
قد أمرُّ بِكَ هذا اليوم .
4-Bilmiyorum gelebilirim de gelmeyebilirim de.
لا أعرفُ قد أجيءُ وقد لا أجيءُ .
C- Bir amaç ve bitiş cümlesi nasıl ifade edilir? Bu kalıbın vasıtasıyla.
|
حتى+ يفعلَ( yani şimdiki zamanın fiili ) Yapsın diye( yada yapmak için ) |
Olumlu şekli |
|
حتى لا يفعلَ ( yani şimdiki zamanın fiili ) Yapmasın diye( yapmamak için ) |
Olumsuz şekli |
1-Onu görmemek için yolumu değiştirdim.
غيَّرْتُ طريقي حتى لا أراه.
2-Evden çıkmamak için bana öyle söylüyorsun.
تقول لي هكذا حتى لا أخرجَ مِن البيتِ.
3-Arapçayı öğrenmek için Mısır'a gittim.
ذهبتُ إلى مصر حتى أتعلمَ اللغة العربية .
4-Tabakları yıkamamak için erken uyudum.
نِمتُ مبكراً حتى لا أغْسلَ .
Gereklilik kipinin hikayesi:
|
كان يَجِبُ أن + يفعلَ ـ ينبغي أن يفعلَ كان ، يجب çekimsiz |
Yapmalıydı. Olumlu şekli |
|
ما كانَ يَجِبُ أنْ + يَفْعَلَ |
Yapmamalıydın. Olumsuz şekli
|
1-Ona yardım etmeliydin.
كانَ يَجبُ أنْ تُساعِدَهُ .
2-Onunla konuşmamalıydın.
ما كانَ يَجِبُ أنْ تَتَكَلَّمّ مّعّهُ.
3-Gönderdiğim mektubu okumalıydın.
كانَ يَجِبُ أنْ تَقْرأَ الرِّسَالة التي أرسلتُها لكَ.
4-Erken eve dönmelisin.
يَجبُ أنْ تَرجعَ إلى البيتِ مُبَكراً.
